Hastalık Bilgileri

İzmir Kaşkaloğlu Göz Hastanesi

Arka Vitreus Dekolmanı

Gözküresinin içi, “vitreus” denen saydam bir jel-sıvı ile doludur. Sıklıkla, yaşın ilerlemesi ile birlikte, vitreus sıvısı jel kıvamını kaybeder ve büzüşür. Bu büzüşmeyle birlikte vitreus, gözün arka duvarından ayrılır. Bu ayrılma olayına “arka vitreus dekolmanı” adı verilir. Arka vitreus dekolmanı, ilerleyen yaşın yanı sıra, göze alınan darbeler, yüksek derecede miyopi, birtakım ailesel kalıtımsal hastalıklar ve geçirilmiş göz ameliyatları sonrasında daha erken ortaya çıkabilir. Arka vitreus dekolmanının belirtileri nelerdir? Arka vitreus dekolmanı, aşağıdaki belirtileri verebilir: – Özellikle beyaz, parlak zeminlere bakarken fark edilen uçuşan noktalar, cisimcikler, örümcek ağları – Gözde sinek uçuşmaları – Işık çakmaları (göz açık ya da kapalıyken görülebilir) Arka vitreus dekolmanı, gözde yırtık oluşması ile oluşan ve tedavi gerektiren retina dekolmanı ile aynı şey değildir. Bununla birlikte, arka vitreus dekolmanı oluşumu sırasında ve oluştuktan sonra özellikle ilk 12 ay içinde, yırtık oluşma ve retina dekolmanı gelişme riski bir miktar artar. Bu nedenle, arka vitreus dekolmanı belirtileri oluşan bir hasta, mutlaka bir retina muayenesinden geçmelidir. Eğer retina dekolmanı oluşmuşsa, kısa bir süre içinde tedavi edilmediği takdirde bu durum görme kaybı ile sonuçlanabilir. Bu yüzden retina dekolmanının belirtilerini de bilmek önem taşır.Bu belirtiler şunlardır: – Göz açık ya da kapalı iken hissedilen ışık çakmaları (arka vitreus dekolmanında olduğu gibi) – Daha fazla sayıda uçan cisimlerin ani olarak ortaya çıkması – Görme alanı içinde herhangi bir yönden gelişen gri-siyah perde – Göz kırpma ile geçmeyen görme bulanıklığı ya da kaybı Eğer yukarıdaki belirtilerden bir ya da birkaçı mevcut ise, vakit kaybetmeden bir retina muayenesinden geçilmelidir.

Detaylı Bilgi »
Göziçi İğne – Göze İğne Tedavisi

Göziçi İğne – Göze İğne Tedavisi

Göziçi İğne – Göze İğne Tedavisi   Günümüzde yaş tip sarı nokta hastalığında en etkin görünen ve en son gelişen tedavi yöntemidir. Yaş tip sarı nokta hastalığında, gözün arka duvarını oluşturan tabakalar arasında istenmeyen damar tomurcukları oluşmaktadır (bakınız Sarı Nokta Hastalığı nedir?). Bu damar tomurcuklarının oluşumunda, o bölgeye etki eden damar büyüme faktörleri rol oynamaktadır. Yaş tip sarı nokta hastalığında damar gelişimini önleyici tedavi ile bu büyüme faktörleri etkisiz hale getirilmekte ve oluşan damar tomurcuğu ortadan kaldırılmakta, sızıntı ve kanama önlenmektedir. Bu tedavide ilaçlar, göze doğrudan enjekte edilmek suretiyle verilir. Halk arasında “göze iğne yapılması” olarak bilinir. Bu tedavi ile yaş tip sarı nokta hastalığında 1 yıllık sürede mevcut görmeyi koruyabilme oranı, %90 ın üzerindedir. Yine aynı sürede görme artışı sağlayabilme oranı %30 civarındadır. Görme kaybının önlenmesi ve hatta görme artışı sağlanabilmesi için, yapılan bu enjeksiyonlar belli aralıklarla tekrarlanır.

Detaylı Bilgi »

Astigmat Nedir?

Astigmat, miyop ve hipermetrop gibi gözlüksüz net görmemizi engelleyen bir göz bozukluğudur. İyi ve net bir görme için göz içi dokularının uyum içinde dışardan gelen görüntüyü göz içinde tek bir noktada toplayıp bize net bir görüş sağlaması gerekmektedir. Genetik özelliklerimiz nedeniyle korneadaki veya lensimizdeki kırıcılık olayının farklılıklarından dolayı ışığın tek bir noktada toplanamaması ve saçılması astigmat denilen bozukluğun en önemli bulgusudur. Astigmatta gördüğümüz görüntüler keskin sınırlı ve net değildir. Işıkları saçılmış etraflarında başka ışık haneleri varmış gibi dağınık görürüz. Görüntüleri net görebilmek için gözlüğe ihtiyaç duyarız. Astigmatın Tedavisi Varmıdır? Evet, astigmatta aynen miyop ve hipermetrop gibi lasik denilen lazer yöntemiyle tedavi edilebilmektedir. Gözlük veyakontakt lens kullanmak istemeyen hastalar intralase lasik dediğimiz güvenli ve çok kısa süren bir işlemden sonra astigmatlarından tamamen kurtulabilmektedirler. Lazerle düzeltebileceğimiz sınırların üstünde çok yüksek astigmatı olan hastalarda da cerrahi olarak göz içine yerleştirilen torik lensler vardır. Neticeleri oldukça başarılıdır.

Detaylı Bilgi »
Şalazyon ve Arpacık

Şalazyon ve Arpacık

Şalazyon ve Arpacık Nedir? Şalazyon ile arpacık aynı şey midir? Hayır. Şalazyon ve arpacık birbirine benzese de aynı hastalık değildir. Arpacık (Hordeolum), göz kapağındaki yağ bezlerinin veya kirpik köklerinin akut bakteriyel enfeksiyonudur. Genellikle ağrılı, kırmızı ve hassas bir şişlik olarak başlar. Şalazyon (Chalazion) ise göz kapağındaki Meibomian yağ bezinin tıkanması sonucu gelişen, çoğu zaman ağrısız bir kisttir. Bazı şalazyonlar iyileşen bir arpacığın ardından gelişebilir. Arpacık belirtileri nelerdir? Arpacık genellikle aniden ortaya çıkar. En sık görülen belirtiler: Göz kapağında ağrılı şişlik Kızarıklık Dokunmakla hassasiyet Sulanma Göz kırparken ağrı Kapakta sıcaklık artışı Bazen sarı iltihap ucu oluşması Şişlik bazen göz kapağının büyük bölümünü etkileyebilir. Şalazyon belirtileri nelerdir? Şalazyon daha yavaş gelişir. En sık belirtiler: Göz kapağında sert bir kitle Genellikle ağrısız şişlik Kapakta ağırlık hissi Büyük olduğunda bulanık görme Kozmetik rahatsızlık Şalazyon ve arpacık neden oluşur? Riski artıran durumlar şunlardır: Blefarit (kirpik dibi iltihabı) Meibomian bezi tıkanıklığı Rozase (gül hastalığı) Yağlı cilt yapısı Göz kapağı hijyeninin yetersiz olması Kirli ellerle gözü ovuşturmak Süresi geçmiş makyaj ürünleri Kontakt lens hijyenine dikkat edilmemesi Diyabet Bu nedenle sık tekrarlayan şalazyonlarda yalnızca kisti tedavi etmek değil, altta yatan göz kapağı hastalığını da tedavi etmek gerekir. Evde neler yapılabilir? İlk günlerde uygulanabilecek en etkili yöntem ılık (sıcak değil) kompres uygulamasıdır. Öneriler: Günde 4-5 kez Her uygulamada 10-15 dakika Temiz bir bez kullanın Kompres sonrası göz kapağına hafif masaj yapın Bunlar yağ bezlerinin açılmasına yardımcı olabilir. Arpacığı veya şalazyonu sıkmaya ya da patlatmaya çalışmayın. Bu durum enfeksiyonun yayılmasına neden olabilir. Ne zaman doktora başvurulmalıdır? Şu durumlarda göz doktoruna görünmelisiniz: Şişlik 2-4 hafta içinde düzelmiyorsa Tekrarlıyorsa Görmeyi etkiliyorsa Şiddetli ağrı varsa Ateş veya yaygın göz kapağı şişliği gelişmişse Aynı bölgede sürekli tekrar ediyorsa Özellikle ileri yaşta aynı yerde tekrarlayan şalazyonlarda nadir de olsa göz kapağı tümörleri açısından değerlendirme gerekebilir. Şalazyon nasıl tedavi edilir? Tedavi hastalığın evresine göre değişir. Uygulanabilecek yöntemler: Ilık kompres Göz kapağı hijyeni Antibiyotikli merhem (gerektiğinde) Kortizon enjeksiyonu (uygun hastalarda) Şalazyon ameliyatı Küçük şalazyonlar kendiliğinden düzelebilir. Kalıcı olanlarda cerrahi en etkili tedavi yöntemidir. Şalazyon ameliyatı nasıl yapılır? Şalazyon ameliyatı genellikle lokal anestezi altında yapılan kısa bir işlemdir. Çoğu hastada: 5-15 dakika sürer. Hastanede yatış gerekmez. Kesi çoğunlukla göz kapağının iç yüzünden yapılır. Dışarıdan görünen iz kalmaz. Hasta aynı gün evine dönebilir. Şalazyon tekrarlar mı? Evet. Özellikle aşağıdaki hastalarda tekrar görülebilir: Blefariti olanlar Rozasesi olanlar Meibomian bezi fonksiyon bozukluğu bulunanlar Göz kapağı hijyenine dikkat etmeyenler Bu nedenle tedaviden sonra düzenli göz kapağı bakımı büyük önem taşır. Göz kapağı hijyeni neden önemlidir? Şalazyon ve arpacığın tekrarını azaltmak için göz kapağı temizliği önemlidir. Doktorunuz önerebilir: Ilık kompres Göz kapağı masajı Özel kapak temizleme mendilleri veya köpükleri Blefarit tedavisi Bu bakım özellikle sık tekrarlayan hastalarda uzun dönem fayda sağlayabilir. Sık Sorulan Sorular Arpacık bulaşıcı mıdır? Arpacığın kendisi kolay bulaşan bir hastalık değildir. Ancak enfeksiyona neden olan bakteriler ortak havlu veya kozmetik ürünlerle başkalarına geçebilir. Kişisel hijyene dikkat edilmelidir. Şalazyon kendiliğinden geçer mi? Küçük şalazyonlar bazen haftalar içinde düzelebilir. Uzun süre kalan veya büyüyen şalazyonlarda tedavi gerekebilir. Şalazyon patlatılır mı? Hayır. Şalazyon veya arpacık kesinlikle sıkılmamalı ya da patlatılmamalıdır. Bu durum enfeksiyonun yayılmasına ve komplikasyonlara yol açabilir. Arpacık makyaj yapmaya engel midir? İyileşme süresince göz makyajı ve kontakt lens kullanımına ara verilmesi önerilir. Tekrarlayan şalazyon neden olur? En sık nedenler blefarit, Meibomian bezi fonksiyon bozukluğu, rozase ve yetersiz göz kapağı hijyenidir. Aynı bölgede sürekli tekrarlayan şalazyonlarda farklı hastalıklar açısından da değerlendirme yapılmalıdır.   Son Güncelleme 10 Ağustos 2026 Saat 20:31 pm

Detaylı Bilgi »

Üveit Nedir?

Üveit (Göz İltihabı) Nedir? Üveit, gözün orta tabakasını oluşturan uvea adı verilen damarsal dokunun iltihaplanmasıdır. Uvea; iris (gözün renkli kısmı), siliyer cisim ve koroidden oluşur. Ancak iltihap çoğu zaman yalnızca bu dokularla sınırlı kalmaz; retina, vitreus ve optik sinir gibi gözün diğer bölümlerini de etkileyebilir. Tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına yol açabilen ciddi bir göz hastalığıdır. Üveit belirtileri nelerdir? Üveitin belirtileri iltihabın yerine ve şiddetine göre değişebilir. En sık görülen belirtiler şunlardır: Gözde kızarıklık Göz ağrısı Işığa hassasiyet (fotofobi) Bulanık görme Görme azalması Göz önünde uçuşan siyah noktalar Kamaşma Göz yaşarması Bazı arka üveit hastalarında kızarıklık ve ağrı hiç olmayabilir. Bu nedenle yalnızca uçuşmalar veya görme azalması da önemli bir uyarı işareti olabilir. Üveit neden olur? Hastaların yaklaşık üçte birinde kesin neden bulunamaz. Bilinen nedenler arasında: Otoimmün hastalıklar Behçet hastalığı Ankilozan spondilit Romatoid artrit Sarkoidoz İnflamatuvar bağırsak hastalıkları Enfeksiyonlar Herpes virüsleri Toksoplazmoz Tüberküloz Frengi (Sifiliz) Mantar enfeksiyonları Diğer nedenler Göz travmaları Göz ameliyatları sonrası gelişen iltihaplar Bazı ilaçlar Üveit kimlerde görülür? Üveit her yaşta ortaya çıkabilir. En sık 20-50 yaş arasında görülmekle birlikte çocuklarda ve ileri yaşlarda da gelişebilir. Tek gözde veya her iki gözde görülebilir. Üveit çeşitleri nelerdir? İltihabın yerine göre dört ana gruba ayrılır. Ön üveit En sık görülen tiptir. İris ve siliyer cisim etkilenir. Belirgin ağrı ve kızarıklık yapar. Orta üveit Vitreus ve çevresini etkiler. En önemli belirti uçuşmalardır. Arka üveit Retina ve koroid tutulur. Genellikle ağrı azdır. Ancak görme kaybı daha ciddi olabilir. Panüveit Gözün tüm tabakalarının iltihaplanmasıdır. En ağır üveit tiplerinden biridir. Üveit nasıl teşhis edilir? Standart göz muayenesi çoğu zaman yeterli değildir. Gerekli durumlarda şu tetkikler yapılabilir: Göz dibi muayenesi OCT (Optik Koherens Tomografi) Floresan Anjiyografi (FFA) İndosiyanin Yeşili Anjiyografi (ICGA) Göz ultrasonu Kan testleri Akciğer grafisi veya toraks BT Gerektiğinde romatoloji ve enfeksiyon hastalıkları değerlendirmesi Tanıda yalnızca gözü değil, altta yatan sistemik hastalığı da araştırmak önemlidir. Üveit nasıl tedavi edilir? Tedavi, hastalığın nedenine göre planlanır. Kullanılabilecek yöntemler: Kortizonlu göz damlaları Göz bebeğini büyüten damlalar Ağızdan kortizon Göz çevresine veya göz içine ilaç enjeksiyonları Bağışıklık sistemini düzenleyen ilaçlar Biyolojik tedaviler Antibiyotik, antiviral veya antifungal ilaçlar (enfeksiyon varsa) Erken tedavi görmenin korunmasında en önemli faktördür. Üveit tekrarlar mı? Evet. Bazı üveit tipleri tek atakla iyileşirken, özellikle Behçet hastalığı ve bazı otoimmün hastalıklara bağlı üveitler yıllar boyunca tekrarlayabilir. Bu nedenle hastaların şikâyeti olmasa bile düzenli kontrol altında olması gerekir Üveit tedavi edilmezse ne olur? Tedavi edilmeyen üveit ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Bunlar arasında: Katarakt Göz tansiyonu (glokom) Makula ödemi Retina hasarı Görme siniri hasarı Kalıcı görme kaybı Erken tanı ve uygun tedavi bu riskleri önemli ölçüde azaltır. (Kaşkaloğlu Göz Hastanesi) Sık Sorulan Sorular Üveit acil bir hastalık mıdır? Evet. Ani başlayan ağrı, kızarıklık ve görme azalması varsa aynı gün göz doktoruna başvurulmalıdır. Üveit bulaşıcı mıdır? Hayır. Üveitin kendisi bulaşıcı değildir. Ancak nadir olarak enfeksiyonlara bağlı gelişen üveitlerde altta yatan enfeksiyon bulaşıcı olabilir. Üveit tamamen iyileşir mi? Bazı hastalarda tek ataktan sonra tamamen düzelir. Bazılarında ise uzun süre takip ve tedavi gerekir. Behçet hastalığında üveit sık görülür mü? Evet. Behçet hastalığı Türkiye’de üveitin önemli nedenlerinden biridir ve erken tedavi görme kaybını önlemek açısından kritik öneme sahiptir. Üveit körlüğe neden olabilir mi? Tedavi edilmediğinde ciddi görme kaybına, hatta körlüğe neden olabilir. Erken tanı ve uygun tedaviyle bu risk büyük ölçüde azaltılabilir.   Son Güncelleme 13 Temmuz 2026 Saat 21:46 pm

Detaylı Bilgi »

Santral Seröz Retinopati

Santral Seröz Retinopati (SSR) Nedir? Santral Seröz Retinopati nedir? Santral Seröz Retinopati (SSR) veya diğer adıyla Santral Seröz Koryoretinopati (SSKR), retinanın merkezinde (makula bölgesinde) sıvı birikmesi sonucu gelişen bir retina hastalığıdır. Bu sıvı, retinanın altındaki damarsal tabakadan sızarak retina ile altındaki destek dokusu arasında birikir ve görme kalitesini bozar. Hastalık en sık 20-50 yaş arasındaki erişkinlerde görülür ve erkeklerde kadınlara göre daha fazladır. Santral Seröz Retinopati belirtileri nelerdir? Belirtiler çoğu zaman aniden başlar. En sık görülen şikayetler şunlardır: Bulanık görme Düz çizgileri eğri veya kırık görme (metamorfopsi) Cisimleri olduğundan küçük görme (mikropsi) Merkezde gri veya koyu leke Renklerin soluk görünmesi Kontrast duyarlılığında azalma Tek gözde görme azalması Bazı hastalar “gözümün tam ortasında su varmış gibi görüyorum” şeklinde tarif eder. Santral Seröz Retinopati neden olur? Kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak aşağıdaki faktörlerle ilişkili olduğu düşünülmektedir: Yoğun stres Kortizon içeren ilaçlar (tablet, iğne, krem, burun spreyi veya inhaler) Uyku düzensizliği A tipi kişilik yapısı Gebelik (nadiren) Yüksek kortizol düzeyleri Kortizon kullanımı hastalığın ortaya çıkmasına veya mevcut hastalığın kötüleşmesine neden olabilir. Bu nedenle kortizon kullanan hastalar mutlaka doktorlarını bilgilendirmelidir. Kimlerde daha sık görülür? Risk daha yüksektir: 20-50 yaş arasında Erkeklerde Yoğun iş stresi yaşayanlarda Kortizon kullananlarda Daha önce aynı hastalığı geçirenlerde Santral Seröz Retinopati nasıl teşhis edilir? Tanıda ayrıntılı retina muayenesi yapılır. En önemli tetkikler: OCT (Optik Koherens Tomografi) Fundus Floresein Anjiyografisi (FFA) Gerektiğinde İndosiyanin Yeşili Anjiyografisi (ICGA) Retina fotoğrafı Özellikle OCT, retina altında biriken sıvıyı ağrısız ve temassız olarak göstermede en önemli görüntüleme yöntemidir. Santral Seröz Retinopati nasıl tedavi edilir? Tedavi hastalığın süresine ve şiddetine göre planlanır. Akut olgular Hastaların büyük bölümünde sıvı birkaç ay içinde kendiliğinden kaybolur ve görme düzelir. Bu dönemde düzenli takip yeterli olabilir. Kronik olgular Sıvı uzun süre devam ediyorsa veya sık tekrarlıyorsa tedavi gerekebilir. Uygun hastalarda uygulanabilecek yöntemler: Fotodinamik tedavi (PDT) Fokal lazer tedavisi (uygun sızıntı noktalarında) Bazı seçilmiş olgularda ilaç tedavileri Tedavi kararı retina uzmanı tarafından hastaya özel olarak verilmelidir. Santral Seröz Retinopati tekrarlar mı? Evet. Bazı hastalarda tek atak görülürken, bazılarında yıllar içinde tekrar edebilir. Tekrarlayan ataklar retina pigment epitelinde kalıcı hasara yol açarak görme kalitesini azaltabilir. Bu nedenle düzenli takip önemlidir. Tedavi edilmezse ne olur? Akut hastaların çoğu kendiliğinden düzelir. Ancak uzun süre devam eden veya sık tekrarlayan hastalıkta; Kalıcı görme azalması Retina pigment epiteli hasarı Kronik makula değişiklikleri Kontrast duyarlılığında azalma gelişebilir. Kortizon kullanıyorsam ne yapmalıyım? Kortizon kullanan herkes ilacı kendi başına kesmemelidir. Santral Seröz Retinopati tanısı alan hastalar kullandıkları tüm kortizonlu ilaçları (tablet, krem, göz damlası, burun spreyi veya astım inhaleri dahil) retina uzmanına bildirmelidir. İlacın kesilmesi veya değiştirilmesi gerekiyorsa bunu ilacı düzenleyen hekim planlamalıdır. Sık Sorulan Sorular Santral Seröz Retinopati körlük yapar mı? Çoğu hastada kalıcı körlüğe yol açmaz. Ancak kronik veya tekrarlayan olgularda merkezi görme kalıcı olarak etkilenebilir. Hastalık tamamen iyileşir mi? Birçok hastada evet. Özellikle ilk atakta sıvı birkaç ay içinde kendiliğinden kaybolabilir. Ancak bazı hastalarda tekrar edebilir. Bilgisayar kullanmak hastalığı artırır mı? Hayır. Bilgisayar kullanımı hastalığın nedeni değildir. Ancak mevcut bulanık görme nedeniyle ekran kullanımı daha rahatsız edici olabilir. Stres gerçekten etkili midir? Kesin neden tam olarak bilinmese de yoğun psikolojik stres ve yüksek kortizol düzeyleri hastalıkla ilişkilendirilmiştir. Hangi doktora başvurmalıyım? Santral Seröz Retinopati tanı ve tedavisi retina hastalıkları konusunda deneyimli göz hastalıkları uzmanları tarafından yapılmalıdır.   Son Güncelleme 13 Temmuz 2026 Saat 21:58 pm

Detaylı Bilgi »

Konjonktivit

Gözde kızarıklıkların en sık sebebi olan konjonktivit, konjonktiva tabakasının iltihabına verilen isimdir. Gözün beyazı olan sklera ince, soğan zarı gibi bir tabakayla kaplıdır. Konjonktiva adı verilen bu tabaka gözün yüzeyini nemlendiren maddeler salgılar. Bu tabaka içinde ince damarlar vardır ve dikkatli bakıldığında çıplak gözle dahi görülebilirler. Konjonktivada iltihap olduğunda damarlar daha belirginleşir ve göz kızarır. Konjonktivit neden olur? Çok farklı sebepler vardır. En sık mikroplar, alerji ve çevredeki irritan maddeler, örneğin sigara dumanı ve hava kirliliğidir. Konjonktiva basit bir doku olduğundan her üç nedene de aynı tepkiyi gösterir yani kızarır. Mikrobik nedenlere bağlı konjonktivitlerde göz kızarır ve çok miktarda çapaklı akıntı olur, çok çapaklı durumlar akut bir enfeksiyon belirtisidir ve göz doktoruna başvurmanız gereklidir. Diğer taraftan bazı diğer mikropların neden olduğu konjonktivitlerde çok az çapak olur ve sadece sabahları kapak kenarlarında görülür. Virüsler de konjonktivit nedenidir. Bazı virüsler sadece gözde belirti verirken bazıları da nezlede olduğu gibi göz, boğaz ve burnu tutar. Viral nedenli konjonktivitlerle bir, iki hafta süren sulu akıntı olur. Mikrobik ve virütik konjonktivitler çok bulaşıcıdır ve mendil, havlu, yastık gibi eşyalar aracılığıyla bulaşabilirler. Konjonktivitli kişilerle temas ederseniz vakit geçmeden ellerinizi yıkayınız. Alerjiler de akıntılı konjonktivite neden olabilirler. Saman nezlesi gibi alerjiler de çok kaşıntılı olurken diğerlerinde sadece kızarıklık olabilir. Sigara dumanı ve hava kirliliği de konjonktivite neden olabilirler. Konjonktivit nasıl tedavi edilir? Konjonktivit tedavisinde göz damlaları kullanılır. Hangi damlaları ne kadar kullanacağınıza göz doktorunuz karar verir. Konjonktivitler görme bozukluğuna neden olmazlar. Başka hangi nedenlerle göz kızarıklığı olur? Göz kızarıklığına sebep olabilen başka ciddi göz hastalıkları da vardır. Bu nedenle göz kızarıklığında göz doktoruna görünmenizde yarar vardır. Özellikle ağrı, bulanık görme ve şiddetli ışık hassasiyeti varsa göz doktoruna görününüz çünkü basit konjonktivitte bunlar görülmez. Ağrı, bulanık görme ve şiddetli ışık hassasiyeti glokom, göz ülseri veya göz içinde iltihap olabilir. Düzenli Göz Muayenesi Neden Önemlidir? Göz hastalıkları her yaşta ortaya çıkabilir ve birçoğu hastalık ilerleyene kadar belirti vermez. Körlüğe neden olan hastalıkların çoğu erken dönemde teşhis ve tedavi edilirlerse körlük önlenebildiğinden düzenli göz muayenesi çok önemlidir.

Detaylı Bilgi »

Gözyaşı Kanal Tıkanıklığı

Gözyaşı kanalı tıkanıklığı ameliyatı lazerle  burun içinden iz bırakmadan yapılabiliyor. Özet:Göz yaşı kanalı tıkanıklığında oluşan durum  tıbben dakriosistit olarak adlandırılır. Akut veya kronik olarak ortaya çıkar. Akut durumda gözyaşı kesesinin bulunduğu bölgede ağrı, şişlik, kızarıklık olur hatta bazen delinerek dışarı cerahat akar. Kronik dakriosistitte ise sulanma olur ve keseye basınca cerahat çıkar. Erişkinlerde gözyaşı kanal tıkanıklığı belirtileri: Akut durumda kese bölgesinde ağrı, kızarıklık ve şişlik vardır. Hemen antibiyotik tedavisine başlanır. İyileştiğinde artık kalıcı tıkanıklık vardır ve ameliyat gerekir. Kronik gözyaşı kanal tıkanıklığı göz sulanması ve gözyaşı kesesi iltihabına neden olur. Göz sulanır, kese bölgesine basıldığında cerahat gelir. Erişkinlerde gözyaşı kanal tıkanıklığı nasıl tedavi edilir: Kronik gözyaşı kanalı tıkanıklığından sulanma ve baskıyla cerahat  vardır. Tek çare ameliyattır. Ameliyat lazerle   burun içinden yapılabilir. Dışarıda iz bırakmadığından burun içinden yapılan ameliyat mümkünse tercih edilir. Ameliyat genel anestezi altında yapılır ve ortalama 30-40 dakika sürer. Ameliyattan sonra hastanede yatılmasına gerek yoktur. Hasta iyi hissettiğinde evine gidebilir. Ameliyat sonrasında yüzde şişlik olmaz, hastalar hemen normal hayatına dönebilir. Her göz yaşarması gözyaşı kanal tıkanıklığına mı bağlıdır? Hayır göz yaşarmasının farklı sebepleri vardır. Göz yaşarması yani göz sulanması iki sebepten olur ya kanal tıkalıdır ya da gözyaşı yapımı artmıştır. Gözyaşı yapımı gözü rahatsız eden birçok durumda artar ve göz sulanır. Ayrıca gözyaşı kanalının göze açıldığı yer de tıkanabilir.  Göz yaşı normalde gözden hangi yollardan akar? Göz yaşı göz kapaklarının burun köküne yakın kenarında bulunan iki küçük delikten göz yaşı kesesine akar. Göz yaşı keseleri hemen derinin altında ve burun köküne yakındır. Gözyaşı keselerinden göz kırpma hareketinin oluşturduğu pompalanma sayesinde gözyaşı buruna akar. Bu sebepten ağladığımızda burun akıntısı da olur çünkü ağlarken gözyaşı akar ve burunda sulanma hissi olur.  

Detaylı Bilgi »
Işık Çakmaları ve Uçuşan Cisimcikler: Nedenleri ve Tedavisi

Işık Çakmaları ve Uçuşan Cisimcikler: Nedenleri ve Tedavisi

Gözde Işık Çakmaları ve Uçuşan Cisimcikler Nedir? Gözde uçuşan cisimcikler neden görülür? Görme alanınızda hareket eden siyah noktalar, iplikçikler, örümcek ağına benzeyen şekiller veya küçük halkalar fark edebilirsiniz. Halk arasında bunlara gözde sinek uçuşması da denir. Bu cisimler aslında gözün içinde bulunan vitreus adı verilen saydam jel içerisindeki liflerin ve hücresel yoğunlaşmaların retinaya düşen gölgeleridir. Özellikle; Beyaz duvara bakarken Mavi gökyüzüne bakarken Bilgisayar ekranında daha belirgin hale gelir. Gözde ışık çakması neden olur? Işık çakmaları genellikle vitreus jelinin retinayı çekmesi sırasında oluşur. Hastalar bunu; Şimşek çakması Fotoğraf flaşı Kıvılcım Yan tarafta parlayan ışık şeklinde tarif eder. Bu belirtiler özellikle karanlık ortamda daha belirgin olabilir. Uçuşan cisimciklerin en sık nedeni nedir? En sık neden yaşlanmaya bağlı gelişen arka vitreus dekolmanıdır. Yaş ilerledikçe göz içindeki jel kıvamındaki vitreus küçülmeye başlar ve retinadan ayrılır. Bu süreç çoğu zaman doğal yaşlanmanın bir parçasıdır. Kimlerde daha sık görülür? Risk şu kişilerde daha yüksektir: 45 yaş üzeri Miyop kişiler Katarakt ameliyatı geçirenler Göz travması geçirenler Göz içi iltihabı olanlar Uçuşan cisimcikler tehlikeli midir? Çoğu zaman hayır. Ancak bazen vitreus retinayı çekerek retina yırtığına neden olabilir. Retina yırtığı zamanında tedavi edilmezse retina dekolmanı gelişebilir ve kalıcı görme kaybı oluşabilir. Bu nedenle yeni başlayan uçuşmalar mutlaka retina muayenesi gerektirir. Hangi belirtiler acildir? Aşağıdaki durumlarda aynı gün retina muayenesi olunmalıdır: Ani başlayan çok sayıda siyah nokta Şiddetli ışık çakmaları Görme alanında perde inmesi Görmede ani azalma Göz travması sonrası uçuşmalar Bu belirtiler retina yırtığı veya retina dekolmanının ilk işareti olabilir. Gözde ışık çakması migren belirtisi olabilir mi? Evet. Bazı kişilerde ışık çakmaları retina ile ilgili olmayıp migren aurası nedeniyle oluşabilir. Bu durumda; Zigzag çizgiler Parlayan halkalar Dalgalı görüntüler yaklaşık 10-20 dakika sürer ve bazen baş ağrısı ile birlikte, bazen de baş ağrısı olmadan ortaya çıkabilir. Tanı nasıl konur? Göz bebeği damla ile büyütülerek ayrıntılı retina muayenesi yapılır. Gerekirse; Göz dibi muayenesi OCT Göz ultrasonu Retina fotoğrafları istenebilir. Tedavi gerekir mi? Her uçuşan cisim tedavi gerektirmez. Eğer retina sağlam ise çoğu hastada yalnızca takip yeterlidir. Beyin zamanla bu görüntülere alışır ve hastaların önemli bir kısmında şikâyetler azalır. Retina yırtığı saptanırsa lazer tedavisi uygulanabilir. Retina dekolmanı gelişmişse vitrektomi ameliyatı gerekebilir. Sık Sorulan Sorular Gözde sinek uçuşması normal midir? Yaşla birlikte sık görülür. Ancak ilk kez ortaya çıktıysa mutlaka retina muayenesi yapılmalıdır. Uçuşan cisimcikler tamamen kaybolur mu? Bazıları zamanla küçülür veya daha az fark edilir hâle gelir. Beyin de bu görüntülere uyum sağlayabilir. Işık çakmaları ne kadar sürer? Arka vitreus dekolmanına bağlı ışık çakmaları birkaç hafta veya birkaç ay boyunca aralıklı olarak devam edebilir. Bilgisayar kullanmak uçuşmaları artırır mı? Hayır. Bilgisayar uçuşan cisimciklere neden olmaz, ancak açık renkli ekranlarda daha belirgin fark edilmelerine yol açabilir. Retina yırtığı ağrı yapar mı? Genellikle hayır. Retina yırtıkları çoğu zaman ağrısızdır. Bu nedenle ışık çakmaları ve ani uçuşmalar önemsenmeli ve gecikmeden retina muayenesi yapılmalıdır.   Son Güncelleme 13 Temmuz 2026 Saat 21:49 pm

Detaylı Bilgi »

Göz Tembelliği (Ambliyopi) Nedir?

Göz Tembelliği (Ambliyopi) Nedir? Göz tembelliği nedir? Göz tembelliği (ambliyopi), gözün yapısında belirgin bir bozukluk olmamasına rağmen beynin bir gözden gelen görüntüyü yeterince geliştirememesi sonucu oluşan görme azalmasıdır. Halk arasında “göz tembelliği” olarak bilinse de sorun aslında gözde değil, çocukluk döneminde gelişmekte olan görme merkezindedir. Erken tanı ve tedavi ile birçok çocukta görme önemli ölçüde düzeltilebilir. Göz tembelliği belirtileri nelerdir? Göz tembelliği çoğu zaman belirti vermeyebilir. Çünkü çocuk sağlam gözüyle rahat gördüğü için şikâyet etmez. Ailelerin dikkat etmesi gereken belirtiler: Bir gözün diğerinden daha az görmesi Şaşılık Bir gözü kapatarak bakma Başını eğerek bakma Yakından televizyon izleme Okurken zorlanma Derinlik hissinin zayıf olması Okul başarısında beklenmeyen düşüş Göz tembelliği neden olur? En sık nedenler şunlardır: İki göz arasında numara farkı (Anizometropi) En sık görülen nedendir. Bir göz diğerinden daha bulanık gördüğü için beyin zamanla o gözü kullanmamayı öğrenir. Şaşılık İki göz farklı yönlere baktığında beyin çift görmeyi önlemek için şaşı olan gözün görüntüsünü baskılar. Yüksek kırma kusurları Her iki gözde yüksek: Hipermetropi Miyopi Astigmatizma bulunması da çift taraflı göz tembelliğine neden olabilir. Görme eksenini kapatan hastalıklar Örneğin: Doğumsal katarakt Göz kapağı düşüklüğü (ptozis) Kornea bulanıklıkları Bu hastalıklar erken tedavi edilmezse ağır ambliyopi gelişebilir. Hangi çocuklar risk altındadır? Risk daha yüksektir: Ailesinde göz tembelliği olanlar Şaşılığı olan çocuklar Erken doğan bebekler Doğumsal kataraktı olanlar Yüksek göz numarası bulunanlar Nörolojik gelişim sorunları olan çocuklar Göz tembelliği nasıl teşhis edilir? Tanı ayrıntılı çocuk göz muayenesi ile konur. Gerekirse: Damlalı göz muayenesi Göz numarası ölçümü Şaşılık değerlendirmesi Görme keskinliği testi Plusoptix gibi tarama cihazları kullanılabilir. Hiçbir şikâyeti olmasa bile her çocuğun okul öncesi dönemde en az bir kez ayrıntılı göz muayenesinden geçmesi önerilir. Göz tembelliği nasıl tedavi edilir? Tedavinin ilk basamağı altta yatan nedeni düzeltmektir. Buna göre: Gözlük Kontakt lens (uygun hastalarda) Şaşılık tedavisi Katarakt ameliyatı Göz kapağı ameliyatı gerekebilir. Bunların ardından ambliyopi tedavisine geçilir. Kapama tedavisi En etkili yöntemlerden biridir. İyi gören göz belirli sürelerle kapatılarak beynin tembel gözü kullanması sağlanır. Kapama süresi çocuğun yaşına ve ambliyopinin derecesine göre değişir. Atropin tedavisi Bazı çocuklarda sağlam göze atropin damla uygulanarak o gözün yakını bulanıklaştırılır ve tembel gözün çalışması teşvik edilir. Bilgisayar destekli görme tedavileri Bazı seçilmiş hastalarda klasik tedaviye ek olarak dijital görme eğitimleri uygulanabilir. Ancak bunlar kapama tedavisinin yerine geçmez. Göz tembelliği kaç yaşına kadar tedavi edilir? Tedavide en başarılı sonuçlar yaşamın ilk yıllarında elde edilir. Özellikle 3-7 yaş arasında tedaviye başlamak başarı şansını önemli ölçüde artırır. Bununla birlikte günümüzde bazı daha büyük çocuklar, ergenler ve seçilmiş erişkin hastalarda da belirli ölçüde görme artışı sağlanabildiği gösterilmiştir. Bu nedenle yaş ne olursa olsun uygun hastaların değerlendirilmesi önemlidir. Göz tembelliği önlenebilir mi? Birçok olguda evet. Bunun için: Okul öncesi göz muayenesi Şaşılığın erken tedavisi Gözlük numarasının zamanında verilmesi Doğumsal kataraktın erken ameliyatı büyük önem taşır. Sık Sorulan Sorular Göz tembelliği kendiliğinden düzelir mi? Hayır. Tedavi edilmediğinde genellikle erişkin yaşta da devam eder. Gözlük takmak göz tembelliğini düzeltir mi? Gözlük, bulanık görüntüyü netleştirir ve tedavinin temelini oluşturur. Ancak birçok çocukta kapama tedavisi veya ek tedaviler de gerekir. Göz tembelliği ameliyatla düzelir mi? Hayır. Ambliyopi için doğrudan bir ameliyat yoktur. Ancak şaşılık veya doğumsal katarakt gibi altta yatan nedenlerin cerrahi tedavisi gerekebilir. Göz tembelliği iki gözde de olabilir mi? Evet. Özellikle her iki gözde yüksek hipermetropi veya astigmatizma bulunan çocuklarda çift taraflı ambliyopi gelişebilir. Çocuğum hiçbir şikâyet söylemiyor. Yine de muayene gerekir mi? Evet. Göz tembelliği çoğu zaman belirti vermez. Sağlam göz normal gördüğü için çocuk sorunun farkında olmayabilir. Bu nedenle okul öncesi göz muayenesi büyük önem taşır.   Son Güncelleme 13 Temmuz 2026 Saat 22:03 pm

Detaylı Bilgi »

Blefarit – Göz kapağı iltihabı Nedir?

Blefarit göz kapağının uzun süreli, iltihabi hastalığıdır.Hem çocuklarda hem de erişkinlerde oldukça sıkgörülen bir problemdir. Göz kapaklarının kenarında kızarıklık, kaşıntı ve batma şikayeti vardır. İki tipi vardır. Birincisi yağlı ciltlerde görülen seboreik blefarittir, diğeri mikrobik etkenlerle olur. Seboreik blefarit aslında bütün cildi etkileyen bir durumdur. Seboreik blefaritte gözyaşının yapısı bozulmuştur. Hormonlar, beslenme, fiziksel yorgunluk, stres bu durumun oluşmasına neden olabilir. Böyle bir durumda kapak kenarları kızarıktır.Kirpik diplerinde kepeklenmeler bulunur. Kapak kenarında bozuk yapıdaki gözyaşı birikerek kolaylıkla kaldırılabilen kabuklar oluşturur. Mikrobik blefaritte ise durum daha ciddidir. Genellikle çocuklukta başlar ve büyüyünceye kadar devam eder. Kapak kenarların da sert kaldırıldığında kanayan kabuklar vardır. Bu kabuklar gözü açık tutmada zorluk yaratır. İzmir Kaşkaoğlu Göz Hastanesi uzman göz doktorları  Blefarit -Göz kapağı iltihabı tedavisi için gerekli teşhis ve tedavi için gerekli bilgi ve beceriye sahiptirler. Blefarit -Göz kapağı iltihabı nasıl tanınır ? Blefarit rutin göz muayenesinde yapılan biomikroskopik incelemeyle tanınır. Blefarit -Göz kapağı iltihabı nasıl tedavi edilir ? Her iki tür blefarit de aynı şekilde tedavi edilir. Tedavi esas olarak kapak kenarlarını temiz tutmak amacıyla yapılır. Unutulmaması gereken blefaritin aslında bir deri hastalığı olduğu ve hayat boyu sizinle birlikte kalacağıdır. Bu tedavinin amacı belirtileri azaltmak ve rahatlamanızı sağlamaktır.Ciddi olgularda antibiotikli damla ve merhemler faydalıdır. Kortizonlu damlalar kaşıntı irritasyon gibi bulguları hafifletmekle birlikte uzun süre kullanımlarında ilacın başka yan etkileri ortaya çıkabilir. Sıcak kompresler rahatlama sağlayabilir. Bunun için temiz küçük bir havluyu dayanabileceğiniz kadar sıcak suya batırıp sıkınız. Gözlerinizi kapatıp havluyu gözlerinizin üstünde 5-10 dakika tutunuz.. Arada gerekirse havluyu tekrar sıcak suyla ıslatınız. Bu işlem göz kapaklarındaki kan dolaşımını artırarak iyileşmeyi hızlandırır ve yağ bezlerinin ağızlarını açarak temizler. Kapak temizliği için gözü yakmayan bir bebek şampuanı kullanılmalıdır. Şampuanın kapağını çıkarın ve kapağın içine bir damla şampuan koyduktan sonra kapağı ılık suyla doldurun. Bu ılık, şampuanlı suyla piyasada papix adıyla satılan ucu pamuklu çöpü ıslatıp kirpik diplerini yatay hareketlerle temizleyin . Daha sonra suyla kapak kenarını durulayın. Kapak kenarı temizliğini şampuan ve papix yerine eczanelerde bulabileceğiniz Lid Care adıyla satılan hazır mendil ve solüsyonlarla da yapabilirsiniz. Hastalık bir kez kontrol altına alındıktan sonra düzenli yapılan kapak temizliğiyle tamamen tedavisi mümkün olmasa da belirgin bir düzelme görülür.

Detaylı Bilgi »
Bilgisayar ekranları göze zararlı mıdır?

Bilgisayar ekranları göze zararlı mıdır?

Bilgisayar ve Cep Telefonu Ekranları Göze Zararlı mıdır? Bilgisayar ve cep telefonu ekranlarının göz sağlığına kalıcı bir zarar verdiğini gösteren bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır. Ancak uzun süreli ekran kullanımı, gözlerde yorgunluk, kuruluk ve odaklanma zorluğu gibi rahatsızlıklara yol açabilir. Bu nedenle ekran kullanımına bağlı göz yorgunluğunun (dijital göz yorgunluğu) önlenmesi için bazı önemli noktalara dikkat etmek gerekir. Bilgisayar ve cep telefonu ekranlarından salınan iyonizan radyasyon (X-ışınları) veya zararlı seviyede ultraviyole (UV) ışınları tespit edilmemiştir. Örneğin, bilgisayar ekranlarından yayılan UV miktarı, basit bir floresan ampulden salınan miktardan bile daha düşüktür. Dolayısıyla ekranlar radyasyon riski taşımaz ve hayat boyu kullanılsa dahi göz sağlığına zarar vermez. Bilgisayar ve Cep Telefonu Ekranı Göz Yorgunluğu Yapar mı? Evet, uzun süre bilgisayar ve cep telefonu kullanımı göz yorgunluğuna neden olabilir. Bu duruma “Dijital Göz Yorgunluğu” veya “Bilgisayar Görme Sendromu” adı verilir. Belirtiler genellikle ekran karşısında uzun süre hareketsiz kalmak ve yanlış çalışma koşulları nedeniyle ortaya çıkar. Dijital Göz Yorgunluğunun Belirtileri: Gözlerde kızarıklık ve sulanma Kuruluk ve batma hissi Odaklanma zorluğu Baş ağrısı Boyun ve sırt ağrısı Bu belirtiler rahatsız edici olabilir, ancak ekran kullanımını tamamen bırakmayı gerektirmez. Çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve gerektiğinde gözlük kullanımı şikayetleri önemli ölçüde azaltabilir. Göz Yorgunluğu Nasıl Önlenir? 1. Doğru Ekran Konumu Bilgisayar ekranı göz hizasında veya biraz altında olmalıdır. Ekran, normal okuma mesafesinden biraz uzakta (50-70 cm) konumlandırılmalıdır. Eğer okunan materyali ekrana yazıyorsanız, materyali ekranın yanına yerleştirerek baş ve göz hareketlerini azaltın. 2. Çalışma Ortamının Aydınlatılması Doğrudan ekrana yansıyan ışıklardan kaçının. Pencereden gelen ışık ekranınıza yansıyorsa perdeleri kullanın. Parlak yüzeyler ve ekran yansımaları göz yorgunluğunu artırabilir, bu durumda ekran filtresi kullanabilirsiniz. 3. Düzenli Molalar Verin (20-20-20 Kuralı) Her 20 dakikada bir, 20 saniye boyunca 20 metre uzağa bakın. Bu, göz kaslarını rahatlatır ve odaklanma sorunlarını önler. 4. Gözlerinizi Nemli Tutun Ekrana uzun süre bakarken göz kırpma sıklığı azalır ve bu durum göz kuruluğuna yol açabilir. Bilinçli olarak sık göz kırpın. Göz kuruluğu şikayetleriniz varsa suni gözyaşı damlaları kullanabilirsiniz. Cep Telefonu Kullanımına Dikkat Edin Cep telefonu ekranları, bilgisayar ekranlarına göre daha küçük olduğundan gözlerin daha fazla odaklanmasını gerektirir. Uzun süreli cep telefonu kullanımı göz yorgunluğunu artırabilir. Cep Telefonu Kullanırken Göz Sağlığını Koruma İpuçları: Ekran parlaklığını ortam ışığına uygun şekilde ayarlayın. Gece modunu etkinleştirerek mavi ışık maruziyetini azaltın. Uzun süre ekrana bakmak yerine sesli komutlar veya kulaklık kullanmayı tercih edin. Telefon ekranına çok yakın mesafeden bakmaktan kaçının. 30-40 cm mesafe idealdir. Bilgisayar ve Telefon Kullanırken Gözlük Kullanımı Gerekli mi? Normalde gözlük kullanmayan kişiler bile, uzun süre bilgisayar ve telefon kullandıklarında bilgisayar gözlüğü veya mavi ışık filtresi içeren gözlükler kullanabilir. Bu tür gözlükler odaklanma zorluğunu azaltabilir ve daha konforlu bir kullanım sağlar. Eğer dijital göz yorgunluğu şikayetleriniz devam ediyorsa, mutlaka bir göz doktoruna danışın. Doktorunuz, size özel önerilerde bulunacak ve gerekli gözlük veya tedavi planını belirleyecektir. Kaşkaloğlu Göz Hastanesi’nde Dijital Göz Yorgunluğu Tedavisi İzmir Kaşkaloğlu Göz Hastanesi’nde, dijital göz yorgunluğu ve ekran kullanımına bağlı göz rahatsızlıklarının teşhis ve tedavisi uzman doktorlarımız tarafından yapılmaktadır. Göz kuruluğu tedavisi, mavi ışık filtresi önerileri ve çalışma ergonomisi düzenlemeleri ile göz sağlığınızı korumaya yardımcı oluyoruz. Detaylı bilgi ve randevu için bize ulaşın:📞 4440784   Son Güncelleme 13 Şubat 2025 Saat 14:55 pm

Detaylı Bilgi »

Son Güncelleme 9 Şubat 2023 Saat 17:05 pm