Diyabet- Şeker hastalığı ve göz

İzmir Kaşkaloğlu Göz Hastanesi

     

Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen Diyabetes mellitus, tüm dünyada en önemli kronik hastalıklardan biridir. Diyabet hastalığının yol açtığı yüksek kan şekeri; yüksek kan basıncı, böbrek hastalıkları, sinir liflerinde hasar, kalp hastalığı, uzuv kaybı gibi bir takım sistemik hastalıklara yol açmasının yanı sıra gözün ağ tabakasındaki (retina) damarları da etkileyerek erken müdahale edilmediği takdirde kalıcı görme kayıplarına neden olabilmektedir.

Diyabete bağlı göz hastalığı (diyabetik retinopati) ve belirtileri;

Diyabetik retinopati herhangi bir belirti vermeden ilerleyerek son aşamasında şiddetli ve ani görme kaybına yol açarak körlükle sonuçlanabilen bir göz hastalığıdır. Hastalığın başlangıcında hastanın hiçbir şikayeti olmayabilir, bulgular zamanla ortaya çıkar. Muayene edilen her üç diyabetik hastanın birinde hafif veya ağır olmak üzere diyabetik retinopati bulguları saptanmaktadır. Başlıca belirtileri;

-Görmede bulanıklık, görme keskinliğinin azalması

-Görme alanında kör noktalar, görüntünün oluşmadığı karanlık gölgelenmeler

-Görme alanında düz çizgilerin dalgalı veya kırıkmış gibi görünmesi

-Renklerin matlaşması

 

Diyabetik Retinopati risk faktörleri;

 

-Uzun zamandır diyabetiniz varsa

-Kan şekeriniz, kan basıncınız ve kolesterolünüz yüksek ise

-Gebelik var ise

-Sigara, tütün ürünleri ve alkol kullanıyorsanız diyabete bağlı göz hastalığı riskiniz artmaktadır.

 

Göz sağlığımı diyabetten nasıl koruyabilirim?

 

Diyabetik retinopati diyabet hastalığının tedavi edilebilir tek komplikasyonudur. Bu nedenle erken safhada saptanan hastaların tedavileri mümkün olmaktadır.

-Kan şekerinin sıkı kontrolu, kan lipid ve kolesterolünün kontrol altına alınması, düzenli egzersiz yapmak, sigarayı bırakmak, stresten uzak durmak hastalığın ilerlemesini yavaşlatır ancak hastalığı durdurmaz. Bu nedenle kan şekeri düzenli olsa dahi düzenli aralıklarla retina muayenesi gerekmektedir.

 

Diyabetik Retinopati Tedavisi

 

Hastalığın evresine göre değişmekle birlikte laser ışık koagulasyonu  , göz içine enjeksiyon ve vitreoretinal cerrahi yöntemlerini uygulamaktayız. Erken evrede Laser ışık koagülasyonu ile tedavi edilen hastaların büyük çoğunluğunda körlüğü engellemek mümkündür. LASER tedavisinin amacı, görmeyi hastanın başvurduğu düzeyde tutmaya çalışmaktır. Laser tedavisi tıkanmış olan küçük damarları açamaz, sadece sızıntı(ödem) bölgelerine ve yeni gelişen damarlara etki edebilir. Laserin başarısı, hastanın erken başvurusu ile doğru orantılıdır. Göz içi enjeksiyon tedavisinde göz içine kortikosteroid veya anti VEGF dediğimiz yeni damar oluşumunu engelleyen ilaçlar uygulanabilir. Bu ilaçların uygulama zamanlaması ve sıklığı hastalığın evresine göre değişmektedir. Vitreoretinal cerrahi yöntemi ise göz içinde kanama, retina sinir lifinde çekintiye bağlı yırtık veya ayrılma olması durumunda uygulanan bir tedavi seçeneğidir.

 

Diyabetle yaşam

 

Diyabet tanı konduğu anda yaşam boyu süren bir hastalıktır. Bu yüzden diyabetle birlikte yaşamayı öğrenmemiz gerekmektedir. Diyabeti yaşamınızın bir parçası olduğunu kabul edip doktorunuzdan, diyetisyeninizden ve diğer sağlık personellerinden kan şekeri kontrolu için destek alınız. Diyabete bağlı göz hastalığının erken teşhisi için en az yılda bir kez göz muayenenizi aksatmayıp diyabeti görmezden gelmeyiniz.

 

 

 

Son Güncelleme 25 Şubat 2020 Saat 05:53 am

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin