Retina Damar Tıkanıklığı Nedir?

İzmir Kaşkaloğlu Göz Hastanesi

Retina damar tıkanıklığı, retinayı besleyen atardamarların (arter) veya toplardamarların (ven) tıkanması sonucu gelişen ciddi bir göz hastalığıdır. Hastalık, retinanın yeterince oksijen ve besin alamamasına neden olur ve ani görme kaybına yol açabilir.

Retina damar tıkanıklıkları, yaşlı bireylerde daha sık görülmekle birlikte yüksek tansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği ve kalp-damar hastalıkları bulunan kişilerde risk daha fazladır. Erken tanı ve uygun tedavi, görmenin korunması açısından büyük önem taşır.

Retina Damar Tıkanıklığı Çeşitleri

Retina damar tıkanıklıkları iki ana gruba ayrılır.

Retina Toplardamarı (Ven) Tıkanıklığı

En sık görülen retina damar tıkanıklığıdır.

Toplardamarın tıkanması sonucu retinada kanamalar, sıvı birikimi ve makula ödemi gelişebilir. Görme kaybının en önemli nedeni makulada oluşan ödemdir.

Retina Atardamarı (Arter) Tıkanıklığı

Retina atardamarı tıkanıklığı daha nadir görülür ancak çok daha acil bir durumdur.

Atardamarın ani tıkanması sonucu retina yeterli oksijeni alamaz ve dakikalar içinde ciddi görme kaybı gelişebilir. Bu durum gözün felci olarak da düşünülebilir ve acil değerlendirme gerektirir.

Retina Damar Tıkanıklığının Belirtileri

Belirtiler tıkanan damarın tipine ve yerine göre değişebilir.

En sık görülen belirtiler şunlardır:

  • Ani görme kaybı
  • Tek gözde bulanık görme
  • Merkezi görmenin azalması
  • Görme alanında karanlık bölge oluşması
  • Görüntülerin silik görülmesi

Çoğu hastada ağrı bulunmaz.

Kimler Risk Altındadır?

Aşağıdaki durumlar retina damar tıkanıklığı riskini artırabilir:

  • Yüksek tansiyon
  • Diyabet
  • Yüksek kolesterol
  • Kalp ve damar hastalıkları
  • Sigara kullanımı
  • İleri yaş
  • Glokom
  • Kanın pıhtılaşmasını etkileyen hastalıklar

Retina damar tıkanıklığı geçiren hastaların yalnızca göz açısından değil, genel sağlık açısından da değerlendirilmesi önemlidir.

Retina Damar Tıkanıklığı Nasıl Teşhis Edilir?

Tanı ayrıntılı göz muayenesi ile konur.

Gerektiğinde şu tetkikler uygulanabilir:

  • Göz dibi muayenesi
  • Optik Koherens Tomografi (OCT)
  • OCT Anjiyografi (OCTA)
  • Fundus Floresein Anjiyografi (FFA)
  • Renkli fundus fotoğrafı

Bu incelemeler, makula ödeminin varlığını ve retina dolaşımındaki bozuklukları değerlendirmeye yardımcı olur.

Retina Damar Tıkanıklığı Nasıl Tedavi Edilir?

Tedavi, tıkanıklığın tipine ve gelişen komplikasyonlara göre planlanır.

Göz İçi Enjeksiyonları

Makula ödemi gelişen hastalarda en sık uygulanan tedavi yöntemi göz içine yapılan anti-VEGF ilaç enjeksiyonlarıdır.

Bu tedavi ödemi azaltarak görmenin korunmasına veya düzelmesine yardımcı olabilir.

Kortizon Tedavisi

Bazı hastalarda göz içine uygulanan kortizon preparatları tercih edilebilir.

Retina Lazer Tedavisi

Anormal damar oluşumu gelişen veya ileri evre toplardamar tıkanıklıklarında lazer tedavisi gerekebilir.

Genel Sağlık Değerlendirmesi

Retina damar tıkanıklığı bazen vücuttaki damar hastalıklarının ilk belirtisi olabilir.

Bu nedenle hastalarda;

  • Tansiyon,
  • Kan şekeri,
  • Kolesterol düzeyi,
  • Kalp-damar sistemi,
  • Gerektiğinde pıhtılaşma testleri

değerlendirilmelidir.

Görme Tekrar Düzelir mi?

Tedaviye verilen yanıt hastadan hastaya değişebilir.

Erken dönemde tanı konulan ve tedavi edilen hastalarda görme önemli ölçüde düzelebilir. Ancak özellikle atardamar tıkanıklıklarında görme kaybı kalıcı olabilir.

Bu nedenle ani gelişen görme kaybı acil değerlendirilmelidir.

Retina Damar Tıkanıklığı Önlenebilir mi?

Her zaman önlenemese de risk azaltılabilir.

Bunun için;

  • Tansiyon kontrol altında tutulmalıdır.
  • Diyabet iyi tedavi edilmelidir.
  • Kolesterol yüksekliği kontrol edilmelidir.
  • Sigara bırakılmalıdır.
  • Düzenli göz muayeneleri yaptırılmalıdır.

Sağlıklı yaşam alışkanlıkları yalnızca göz sağlığı için değil, kalp ve damar sağlığı için de önemlidir.

Sonuç

Retina damar tıkanıklığı, ani görme kaybına neden olabilen önemli bir retina hastalığıdır. Özellikle tek gözde ani görme azalması geliştiğinde zaman kaybetmeden retina konusunda deneyimli bir göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. Günümüzde OCT, FFA ve göz içi enjeksiyonları gibi modern tanı ve tedavi yöntemleri sayesinde birçok hastada görme korunabilmekte ve hastalığın ilerlemesi kontrol altına alınabilmektedir.

Son Güncelleme 24 Ağustos 2026 Saat 09:54 am

Bu içerik Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu tarafından tıbbi olarak incelenmiş ve onaylanmıştır.