Göz İçi Enjeksiyonları Nedir? (Göziçi iğne)

İzmir Kaşkaloğlu Göz Hastanesi

Göz içi enjeksiyonları (intravitreal enjeksiyon), retina hastalıklarının tedavisinde kullanılan modern ve etkili bir yöntemdir. Bu işlemde ilaç, gözün içini dolduran vitreus adı verilen saydam jel içerisine çok ince bir iğne ile uygulanır. İlaç doğrudan retina ve makulaya ulaştığı için tedavinin etkinliği artarken, vücudun diğer organları üzerindeki etkisi en aza indirilmiş olur.

Günümüzde milyonlarca hastada güvenle uygulanan göz içi enjeksiyonları, birçok retina hastalığında görmenin korunmasına ve bazı hastalarda görmenin artmasına yardımcı olabilmektedir.

Hangi Hastalıklarda Göz İçi Enjeksiyonu Yapılır?

Göz içi enjeksiyonları en sık aşağıdaki retina hastalıklarında uygulanır:

  • Yaş tip sarı nokta hastalığı (Yaşa bağlı makula dejenerasyonu)
  • Diyabetik makula ödemi
  • Diyabetik retinopati
  • Retina toplardamar (ven) tıkanıklığı
  • Retina atardamar (arter) tıkanıklığına bağlı makula ödemi
  • Bazı iltihabi retina hastalıkları
  • Diğer makula ödemi nedenleri

Hangi ilacın kullanılacağı hastalığın türüne ve hastanın göz yapısına göre belirlenir.

Göz İçi Enjeksiyonu Nasıl Yapılır?

İşlem ameliyathanede veya steril koşullarda hazırlanmış özel bir işlem odasında gerçekleştirilir.

Öncelikle göze uyuşturucu damla uygulanır. Ardından göz ve göz çevresi antiseptik solüsyonlarla temizlenir. İnce bir iğne yardımıyla ilaç göz içine enjekte edilir.

İşlem genellikle birkaç dakika sürer ve dikiş gerektirmez.

İşlem Ağrılı mıdır?

Hastaların en sık sorduğu sorulardan biri budur.

Uyuşturucu damlalar sayesinde işlem sırasında genellikle ağrı hissedilmez. Bazı hastalar kısa süreli hafif bir baskı hissi tarif edebilir.

İşlem sonrasında birkaç saat batma, sulanma veya hafif yabancı cisim hissi görülebilir ve genellikle kısa sürede kendiliğinden düzelir.

Kaç Defa Enjeksiyon Gerekebilir?

Bu, hastalığın türüne ve tedaviye verilen yanıta göre değişir.

Bazı hastalarda birkaç enjeksiyon yeterli olurken, bazı hastalarda belirli aralıklarla enjeksiyonların tekrarlanması gerekebilir.

Tedavi planı düzenli retina muayeneleri ve OCT görüntüleri değerlendirilerek kişiye özel oluşturulur.

Göz İçi Enjeksiyonundan Sonra Nelere Dikkat Edilmelidir?

İşlem sonrasında genellikle hasta aynı gün evine dönebilir.

İlk 24 saat içinde;

  • Gözü ovuşturmamak,
  • Göz hijyenine dikkat etmek,
  • Doktorun önerdiği damlaları düzenli kullanmak,
  • Şiddetli fiziksel aktivitelerden kaçınmak

önerilir.

Çoğu hasta ertesi gün normal günlük yaşamına dönebilir.

Göz İçi Enjeksiyonunun Riskleri Var mıdır?

Deneyimli ellerde uygulandığında göz içi enjeksiyonları oldukça güvenli işlemlerdir.

Nadir de olsa aşağıdaki komplikasyonlar görülebilir:

  • Göz içi enfeksiyonu (Endoftalmi)
  • Göz içi basınç artışı
  • Retina yırtığı
  • Retina dekolmanı
  • Göz içi kanaması

Bu komplikasyonlar oldukça seyrektir ancak işlem sonrasında şiddetli ağrı, belirgin görme azalması veya yoğun kızarıklık gelişirse hemen göz doktoruna başvurulmalıdır.

Göz İçi Enjeksiyonundan Sonra Görme Ne Zaman Düzelir?

Tedaviye verilen yanıt hastalığın türüne göre değişebilir.

Bazı hastalarda görme birkaç gün içinde düzelmeye başlarken, bazılarında etkinin ortaya çıkması daha uzun sürebilir.

Amaç yalnızca görmeyi artırmak değil, mevcut görmeyi korumak ve hastalığın ilerlemesini durdurmaktır.

Göz İçi Enjeksiyonu Kesin Tedavi midir?

Göz içi enjeksiyonları birçok retina hastalığında oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Ancak bazı hastalıklarda tedavinin belirli aralıklarla tekrarlanması gerekebilir.

Başarılı bir tedavi için düzenli kontrollerin aksatılmaması ve doktorun önerdiği takip programına uyulması büyük önem taşır.

Sonuç

Göz içi enjeksiyonları, retina hastalıklarının tedavisinde günümüzde en etkili yöntemlerden biridir. Özellikle yaş tip sarı nokta hastalığı, diyabetik makula ödemi ve retina damar tıkanıklıklarında görmenin korunmasında önemli rol oynar. Erken tanı, düzenli takip ve zamanında uygulanan tedavi sayesinde birçok hastada görme kaybı önlenebilmekte, hatta görme düzeyi artırılabilmektedir.

Son Güncelleme 24 Ağustos 2026 Saat 09:54 am

Bu içerik Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu tarafından tıbbi olarak incelenmiş ve onaylanmıştır.