Retina Diyabet Sarı Nokta

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Retina Diyabet Sarı Nokta

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Retina Diyabet Sarı Nokta İle  İlgili Bilgi Almak İçin 0 232 465 05 05 İle İletişime Geçin.

DİYABET ve RETİNA

Diyabet nedir?

Diyabet, şeker vücut tarafından gerektiği gibi kullanılamadığı ve depolanamadığı için kan şekeri düzeyinin yükselmesi durumudur. Sonuçta kandaki yüksek şeker seviyesi, tüm vücuttaki atardamar, toplardamar ve kapiller denilen çok ince damarlara zarar verir. Ayrıca böbrek, göz gibi organlarda da istenmeyen değişikliklere sebep olur.
İki tip diyabet mevcuttur. Genç veya çocuk yaşta ortaya çıkan ve insülin denilen şekerin doğru kullanılmasını sağlayan hormonun hiç üretilmediği Tip1 diyabet (insüline bağımlı tip) ve ileri yaşta ortaya çıkan ve insülin mevcut olmasına rağmen dokuların insülin hormonuna yanıtının az olduğu Tip2 diyabet (insüline bağımlı olmayan tip).

retina_diyabet2 Diyabet Retinaya Ne Zaman Zarar Verir?

Diyabet sinsi bir hastalıktır. Hastalar diyabet olduğunu bilmeden uzun yıllar yaşayabilirler. Diyabetin gözde yarattığı hasar olan diyabetik retinopatiye bağlı gelişen görme azalması diyabetin ilk bulgusu dahi olabilir.

Diyabetik retinopati, hem Tip1, hem de Tip2 diyabette görülebilir. Çoğunlukla, diyabet başlangıcından itibaren 5 yıl kadar diyabetik retinopatiye ait belirti ve bulgu saptanamaz. Diyabet ne kadar uzun süreli ise, göz ve retinada hasar oluşturma riski de o kadar fazladır. 25 yıllık bir diyabet hastasında, diyabete bağlı retina hasarı gelişme oranı neredeyse %100’dür. Tedavi edilmediği takdirde değişik derecelerde görme kaybı gelişebilir.

Diyabetik Retinopati Bulguları Nelerdir?

Diyabetik retinopatide erken bulgular küçük damar balonlaşması (mikroanevrizma) ve retina kanamalarıdır. Bu kanamalardan kaynaklanan sıvı sızıntısı sonucunda, makula denilen görme merkezinde ödem denilen sıvı toplanması oluşur ve görme kaybına neden olur.
Zamanla, kontrolsüz seyreden şeker hastalığında gözde görülen bu hasarlar da ilerler. Retinanın oksijensiz kalması sonucunda retinada istenmeyen yeni damar oluşumları ortaya çıkar. Bu yeni damarlar son derece hassastır ve kanamaya müsaittir. Bu aşamaya gelmiş diyabetik retinopatide bu damarlardan kaynaklanan ani göz içi kanama ile ani görme kaybı oluşabilir.

Diyabetik Retinopatinin Tanı ve Takibinde Hangi Testler Uygulanır?
Diyabetik retinopatide rutin muayene dışında, gerekli görüldüğü takdirde göz anjiyosu (FFA- fundus fluorescein angiography) ve retina tomografisi (OCT- optic coherence tomography) çekmek gerekebilir. Bu testler ile tedavinin gerekip gerekmeyeceği, ne tür bir tedavi uygulanacağı ve laser tedavisi uygulanacaksa hangi bölgelere uygulanacağı saptanabilir.

Diyabetik RetinopatiTedavisi 
Diyabetik retinopatinin tedavisi laser fotokoagülasyondur. Göz içi kanama mevcut ise ya da çok ileri evrede ise ameliyat gerekebilir. Son zamanlarda, istenmeyen damar gelişimini önleyici tedavi (anti-VEGF tedavi) de diyabetik retinopatide kullanılmaktadır. Bu tedavide, göz içi kanamanın daha hızlı çekilmesini sağlamak, tekrar kanama riskini azaltmak ve makula bölgesinde görme kaybına neden olan sıvıyı dağıtmak için göze ilaç enjekte edilmektedir. Halk arasında “göze iğne” olarak bilinir. Bu tedaviden yarar görülmediğinde veya tedavi için geç kalındığında vitrektomi ameliyatı gerekir. Ameliyat safhasına gelinmemesi için elden gelen yapılmalıdır.

Diyabetik retinopatiden korunmanın en etkili yolu, kan şekerini ideal düzeyde tutmaktır. 
Diyabetli bir hasta senede en az bir kere göz ve retina muayenesi olmalıdır. Eğer retinada kanamalar başlamış ise muayeneler daha da sıklaştırılmalıdır. Bunun dışında diyabetli bir hasta görmesinde ani azalma ya da kayıp yaşadığı takdirde vakit kaybetmeden bir retina muayenesi olmalıdır.

ARKA VİTREUS DEKOLMANI
Gözküresinin içi, “vitreus” denen saydam bir jel-sıvı ile doludur. Sıklıkla, yaşın ilerlemesi ile birlikte, vitreus sıvısı jel kıvamını kaybeder ve büzüşür. Bu büzüşmeyle birlikte vitreus, gözün arka duvarından ayrılır. Bu ayrılma olayına “arka vitreus dekolmanı” adı verilir.
Arka vitreus dekolmanı, ilerleyen yaşın yanı sıra, göze alınan darbeler, yüksek derecede miyopi, birtakım ailesel kalıtımsal hastalıklar ve geçirilmiş göz ameliyatları sonrasında daha erken ortaya çıkabilir.

Arka vitreus dekolmanının belirtileri nelerdir?

Arka vitreus dekolmanı, aşağıdaki belirtileri verebilir:
– Özellikle beyaz, parlak zeminlere bakarken fark edilen uçuşan noktalar, cisimcikler, örümcek ağları
– Işık çakmaları (göz açık ya da kapalıyken görülebilir)

Arka vitreus dekolmanı, gözde yırtık oluşması ile oluşan ve tedavi gerektiren retina dekolmanı ile aynı şey değildir. Bununla birlikte, arka vitreus dekolmanı oluşumu sırasında ve oluştuktan sonra özellikle ilk 12 ay içinde, yırtık oluşma ve retina dekolmanı gelişme riski bir miktar artar. Bu nedenle, arka vitreus dekolmanı belirtileri oluşan bir hasta, mutlaka bir retina muayenesinden geçmelidir.

Eğer retina dekolmanı oluşmuşsa, kısa bir süre içinde tedavi edilmediği takdirde bu durum görme kaybı ile sonuçlanabilir. Bu yüzden retina dekolmanının belirtilerini de bilmek önem taşır. Bu belirtiler şunlardır:
– Göz açık ya da kapalı iken hissedilen ışık çakmaları (arka vitreus dekolmanında olduğu gibi)
– Daha fazla sayıda uçan cisimlerin ani olarak ortaya çıkması
– Görme alanı içinde herhangi bir yönden gelişen gri-siyah perde
– Göz kırpma ile geçmeyen görme bulanıklığı ya da kaybı

Eğer yukarıdaki belirtilerden bir ya da birkaçı mevcut ise, vakit kaybetmeden bir retina muayenesinden geçilmelidir.

RETİNA DEKOLMANI
Göz küresinin içini dolduran vitreus sıvısının büzüşmesi sonucu, jel kıvamındaki bu sıvı gözküresinin arka duvarından ayrılır. Bu duruma arka vitreus dekolmanı adı verilir. Arka vitreus dekolmanı oluşumu sırasında bazı durumlarda retina denilen sinir tabakasında yırtık oluşabilir. Retina yırtığının belirtileri, bir önceki bölümde bahsedilen arka vitreus dekolmanı ile hemen hemen aynıdır. Retina yırtığı oluştuktan sonra, göz içi sıvısı bu yırtıktan retina ile altındaki duvar arasına geçer ve “retina dekolmanı” denilen hastalığa sebep olur. Halk arasında “gözde yırtık”, “ gözde yırtılma” gibi terimlerle anılır.

Retina dekolmanı belirtileri nelerdir?
Retina dekolmanı, görme kaybı ile sonuçlanabilen ve acil tedavisi gereken bir hastalıktır. Bu yüzden belirtileri önem taşır. Bu belirtiler şunlardır:
– Göz açık ya da kapalı iken hissedilen ışık çakmaları (arka vitreus dekolmanında olduğu gibi)
– Daha fazla sayıda uçan cisimlerin ani olarak ortaya çıkması
– Görme alanı içinde herhangi bir yönden gelişen gri-siyah perde
– Göz kırpma ile geçmeyen görme bulanıklığı ya da kaybı

Eğer yukarıdaki belirtilerden bir ya da birkaçı mevcut ise, vakit kaybetmeden bir retina muayenesinden geçilmelidir.

Retina Yırtığının Tedavisi Nedir?
Retina yırtığının erken saptanması ve retina dekolmanı gelişmeden tespit edilip tedavi edilmesi son derece önemlidir. Retina yırtığının belirtileri ışık çakmaları ve uçuşan cisimlerdir. Bu belirtiler olduğu takdirde, mümkün olduğu kadar çabuk bir retina muayenesinden geçilmelidir. Yırtık varsa en kısa zamanda  laserle tedavi edilmelidir.

Retina Dekolmanı Tedavisi Nedir?
Retina dekolmanı geliştiyse, cerrahi müdahale gereklidir. Ameliyat yöntemi, retina dekolmanına sebep olan retina yırtığının sayısına, büyüklüğüne, yerine, şekline ve retina dekolmanının oluşum süresine göre değişebilmektedir.
– Dıştan çökertme yöntemi (skleral çökertme yöntemi):
Dekolman cerahisinde kullanılan en eski yöntemdir. Retina yırtığı bölgesine denk gelecek şekilde, gözküresinin dış duvarına sert silikondan bir parça konarak çökertme uygulanır ve dıştan bu uygulama ile retina yırtığı kapatılır. Retina yırtığı dıştan yapılan bu müdahele ile kapandığı takdirde, retina dekolmanı sıvısı (retina altında biriken sıvı) göz tarafından kısa bir süre içinde emilir ve iyileşme tamamlanır.
– Vitrektomi:
Eğer retina dekolmanına sebep olan yırtıklar çok sayıda ise, büyükse, yerleşimleri alışılandan farklı ise, yırtık saptanamıyor ise, eşlik eden başka hastalıklar varsa (göz içi kanaması gibi) ya da üzerinden zaman geçmiş ise vitrektomi ameliyatı uygulamak gerekebilir. Vitrektomi ameliyatında retina dekolmanına gözün içinden müdahele edilir. Bunun için gözküresine küçük delikler açılarak, birtakım kesici ve aspire edici çubuklar (problar) ve ışık kaynakları yardımıyla vitreus sıvısı temizlenir, retina altında biriken sıvı aspire edilir, yırtıklar kapatılır ve laser tedavisi uygulanır. Ameliyatın sonunda, uygulanan laser tedavisinin yırtık bölgesini yapıştırması ve bu etkinin devam etmesi için göziçine bir tampon maddesi verilir. Duruma göre bu tampon maddesi hava, benzeri gazlar ya da silikon yağı olabilir. Ameliyat sonrası hastanın bir süre koruyucu gözdamlası kullanması ve belirli bir baş pozisyonunda yatması gereklidir.

Retina Yırtığı ve Retina Dekolmanı Riski Açısından Kimler Retina Muayenesi Olmalıdır?
Gözünde ışık çakması ve ani uçuşan cisimler beliren kişiler mutlaka retina yırtığı açısından muayene olmalıdır. Özellikle yüksek miyopisi olanlar, gözüne darbe almış kişiler, önceden katarakt ameliyatı gibi göz ameliyatı geçirmiş olanlar, ailesinde retina yırtığı sebebiyle laser tedavisi ya da retina ameliyatı öyküsü olanlar, diğer gözünde retina yırtığı sebebiyle laser tedavisi ya da retina ameliyatı öyküsü olanlar bu tip ışık çakması ve uçuşma şikayetlerini ciddiye almalı ve mutlaka en kısa zamanda retina muayenesinden geçmelidir.